ONAY MÜHENDİSLİK / KKDİK, REACH, GBF ve UFI Sık Sorulan Sorular | ONAY

SIKÇA SORULAN SORULAR

Ana SayfaSIKÇA SORULAN SORULAR
1. REACH kayıt danışmanlığı nedir?
REACH kayıt danışmanlığı, Avrupa Birliği’ne ihraç edilen veya AB’de piyasaya sunulan kimyasal maddelerin REACH Tüzüğü kapsamındaki kayıt, veri paylaşımı, muafiyet ve tedarik zinciri yükümlülüklerinin yönetilmesidir.

2. REACH danışmanlığı nasıl alınır?
Öncelikle ürünler, kimyasal bileşimler, CAS/EC numaraları, yıllık tonajlar ve tedarik zinciri incelenir. Ardından kayıt, muafiyet, Only Representative veya re-import gibi uygun mevzuat yolu belirlenir.

3. REACH danışmanlık firmaları hangi hizmetleri sunar?
REACH danışmanlık firmaları; kayıt stratejisi, Only Representative hizmeti, tonaj takibi, veri paylaşımı, LoA işlemleri, SDS kontrolü, re-import değerlendirmesi ve AB pazarına uyum hizmetleri sunar.

4. KKDİK uzmanı ne iş yapar?
KKDİK uzmanı; maddelerin kayıt kapsamını, muafiyetlerini, tonajlarını ve kayıt türünü değerlendirir; KKS işlemlerini, veri paylaşımını ve kayıt dosyasının hazırlanmasını yönetir.

5. Kimyasal mevzuat uzmanı ne iş yapar?
Kimyasal mevzuat uzmanı; KKDİK, REACH, SEA/CLP, GBF/SDS, UFI-PCN, ADR ve ilgili kimyasal mevzuat kapsamında firmaların yükümlülüklerini belirler ve uyum süreçlerini yürütür.

6. KKDİK kayıt rehberi nasıl kullanılır?
Rehber; firmanın imalatçı, ithalatçı veya tek temsilci rolüne, maddenin yıllık tonajına ve kayıt durumuna göre izlenecek adımların belirlenmesinde kullanılır. Değerlendirme her madde için ayrı yapılmalıdır.

7. KKDİK kaydı nasıl yapılır?
KKDİK kaydı, Bakanlığın Kimyasal Kayıt Sistemi üzerinden yürütülür. Madde kimliği, bileşim, tonaj, kullanım alanları, sınıflandırma ve gerekli teknik veriler hazırlanarak ilgili kayıt dosyası sisteme sunulur.
8. KKDİK mevzuatı hakkında bilgiye nasıl ulaşılır?

Güncel yönetmelik, usul ve esaslar, rehberler ve Bakanlık duyuruları Kimyasallar Yardım Masası üzerinden takip edilebilir. Uygulamaya yönelik teknik değerlendirme için ONAY Mühendislik’ten destek alınabilir.

9. Türk ihracatçılar için REACH kaydı nasıl yapılır?
Türkiye’deki ihracatçı doğrudan REACH kayıt ettireni olamaz. Kayıt, AB’deki ithalatçı tarafından veya Türkiye dışındaki üreticinin AB’de atadığı Only Representative aracılığıyla yapılabilir.

10. Türkiye’den REACH kaydı nasıl yapılır?
Türkiye’de yerleşik bir üretici, AB’de yerleşik bir Only Representative atayarak REACH yükümlülüklerini yerine getirebilir. İhracatçı veya formülatör firmalarda ise tedarik zincirinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

11. AB pazarında kimyasal uyumu nasıl sağlanır?
Madde ve karışımların REACH, CLP, SDS, UFI-PCN ve ilgili sektörel düzenlemeler kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ürün bileşimi, tonajı, sınıflandırması ve tedarik zinciri birlikte incelenmelidir.

12. UFI kodu nedir ve nasıl alınır?
UFI, tehlikeli karışımın bileşimiyle ilişkilendirilen benzersiz formül tanımlayıcısıdır. Firma vergi numarası ve formül numarası kullanılarak oluşturulur; ancak tek başına kod üretmek PCN bildirim yükümlülüğünü tamamlamaz.

13. UFI kodu ne işe yarar?
UFI kodu, acil sağlık müdahalesi sırasında zehir danışma merkezlerinin ilgili karışımın bildirilen bileşim bilgilerine hızlı şekilde ulaşmasını sağlar.

14. UFI kodu nasıl alınır?
UFI Generator aracılığıyla firma bilgileri ve formül numarası kullanılarak kod oluşturulur. Sonrasında gerekli PCN bildirimi yapılmalı ve UFI kodu uygun şekilde ürün etiketine yerleştirilmelidir.

15. Güvenlik bilgi formu nasıl hazırlanır?
Güvenlik bilgi formu; ürün bileşimi, fiziksel ve kimyasal özellikleri, sınıflandırması, toksikolojik ve ekotoksikolojik verileri ile taşıma bilgileri değerlendirilerek 16 bölüm halinde hazırlanır.

16. Güvenlik bilgi formu nedir?
Güvenlik bilgi formu, kimyasal madde veya karışımın tehlikelerini, güvenli kullanım koşullarını, depolama önlemlerini, ilk yardım ve acil durum bilgilerini açıklayan teknik belgedir.

17. GBF nasıl hazırlanır?
GBF, yalnızca mevcut bir yabancı SDS’nin Türkçeye çevrilmesiyle hazırlanmamalıdır. Bileşim ve sınıflandırma SEA ve KKDİK hükümlerine göre kontrol edilmeli, Türkiye’ye özgü bilgiler belgeye eklenmelidir.

18. KKDİK ve REACH arasındaki farklar nelerdir?
REACH Avrupa Birliği’nde, KKDİK ise Türkiye’de uygulanır. Temel yaklaşımları benzer olsa da yetkili kurum, bilgi sistemi, kayıt takvimi, ücretler ve bazı uygulama süreçleri farklıdır.

19. KKDİK ile REACH arasındaki fark nedir?
REACH kaydı AB pazarına, KKDİK kaydı Türkiye pazarına erişim sağlar. Bir maddenin REACH kapsamında kayıtlı olması, KKDİK kayıt yükümlülüğünü kendiliğinden karşılamaz.

20. KKDİK ve REACH nasıl karşılaştırılır?
Karşılaştırma; firma rolü, madde kimliği, tonaj aralığı, kayıt sahibi, veri erişim hakkı, temsilcilik yapısı ve ilgili pazar dikkate alınarak yapılmalıdır.

21. REACH konsorsiyumu nasıl yönetilir?
Konsorsiyum yönetiminde üyelik, veri paylaşımı, maliyet dağılımı, LoA bedelleri, yeni üye kabulü, kayıt dosyasının güncellenmesi ve üyelerle iletişim süreçleri birlikte yürütülür.

22. REACH konsorsiyumuna nasıl üye olunur?
Öncelikle maddenin kimliği ve mevcut ortak kayıt yapısı doğrulanır. Ardından lider kayıt ettiren veya konsorsiyum yöneticisiyle iletişime geçilerek üyelik ve veri erişim koşulları öğrenilir.

23. MBDF konsorsiyumu nedir?
MBDF, aynı maddeyi imal veya ithal eden firmaların veri paylaşımı ve ortak kayıt amacıyla oluşturduğu yapıdır. Konsorsiyum ise bu yapının teknik, hukuki ve mali yönetimini kolaylaştırabilir.

24. Only Representative nedir?
Only Representative, AB dışındaki bir üreticinin REACH kapsamındaki ithalatçı yükümlülüklerini yerine getirmek üzere AB’de atadığı gerçek veya tüzel kişidir.

25. Türkiye’de Only Representative hizmeti nasıl alınır?
Türkiye’deki üretici, ihracat yapısını ve ürünlerini değerlendirdikten sonra AB’de yerleşik bir Only Representative ile sözleşme yapabilir. Süreçte ürün, müşteri ve yıllık tonaj takibi düzenli tutulmalıdır.

26. KKDİK ve REACH kapsamında temsilci ne iş yapar?
Temsilci; kayıtları, tonajları, ithalatçıları, veri paylaşım süreçlerini ve mevzuat iletişimini yönetir. KKDİK’te tek temsilci Türkiye’de, REACH’te Only Representative AB’de yerleşik olmalıdır.

27. KKDİK’e uyumsuzluğun riskleri nelerdir?
Uyumsuzluk; ürünün imalatının veya ithalatının durdurulmasına, gümrükte sorun yaşanmasına, müşteri kaybına, idari yaptırımlara ve tedarik zincirinin kesintiye uğramasına neden olabilir.

28. KKDİK kapsamında hangi yaptırımlar uygulanır?
İhlalin niteliğine göre idari para cezası, faaliyet veya piyasaya arz kısıtlaması ve eksikliklerin giderilmesine yönelik idari işlemler uygulanabilir. Güncel tutarlar ilgili yılın mevzuatına göre değerlendirilmelidir.

29. KKDİK’e uyulmamasının cezası nedir?
Ceza, ihlalin türüne ve uygulandığı yıla göre değişir. Bu nedenle tek bir sabit tutardan söz edilemez; güncel Çevre Kanunu ceza tutarları ve ilgili mevzuat birlikte incelenmelidir.

30. Kimyasal ithalatçılarının KKDİK yükümlülükleri nelerdir?
İthalatçı; madde kimliğini ve tonajını belirlemeli, kayıt veya muafiyet durumunu kontrol etmeli, gerekli KKS işlemlerini tamamlamalı ve tedarik zinciri kanıtlarını saklamalıdır.

31. KKDİK kapsamında ithalatçının yükümlülükleri nelerdir?
Yıllık bir ton ve üzerindeki maddeler için kayıt yükümlülüğü değerlendirilmelidir. Yurt dışındaki üreticinin Türkiye’de tek temsilci ataması halinde ithalatçının alt kullanıcı statüsü ayrıca belgelenmelidir.

32. Türkiye’ye kimyasal ithalatı nasıl yapılır?
Ürünün GTİP’i, bileşimi, SEA sınıflandırması, KKDİK kayıt durumu, SDS’si, taşıma koşulları ve varsa izin veya kısıtlamaları ithalattan önce kontrol edilmelidir.


Güncel kayıt işlemleri Bakanlığın KKS sistemi üzerinden yürütülmekte ve geçici kayıt kolaylığı da resmî usul ve esaslarda düzenlenmektedir. Ayrıntılı uygulama için Bakanlığın KKDİK kayıt duyuruları ile Kimyasalların Kayıt Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar esas alınmalıdır. KKDİK, REACH, GBF ve UFI-PCN süreçlerinde ONAY Mühendislik ile iletişime geçebilirsiniz.
 

KKDİK Nedir? 2026 Güncel Rehber | Kimler Kayıt Yaptırmalıdır?
KKDİK (Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik), Türkiye’de imal edilen veya ithal edilen kimyasal maddelerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerinin kontrol altına alınmasını amaçlayan ulusal kimyasal mevzuatıdır.
23 Haziran 2017 tarihinde yürürlüğe giren KKDİK Yönetmeliği, Avrupa Birliği’nin REACH Tüzüğü esas alınarak hazırlanmıştır.

KKDİK’in Amacı Nedir?
KKDİK‘in temel amacı;
İnsan sağlığını korumak
Çevreyi korumak
Kimyasal maddelerin kayıt altına alınmasını sağlamak
Kimyasal mevzuata uyumu artırmak
Türkiye’de kullanılan kimyasalların envanterini oluşturmak
Uluslararası ticarette güvenli kimyasal yönetimini desteklemektir.

KKDİK Kimleri Kapsar?
KKDİK, aşağıdaki kişi ve kuruluşları kapsayabilir:
Kimyasal madde üreticileri
Kimyasal madde ithalatçıları
Only Representative (Tek Temsilci)
Alt kullanıcılar
Distribütörler
Kimyasal karışım üreticileri
Kimyasal ürün ithalatçıları

KKDİK Kayıt Zorunluluğu Nedir?
Bir maddenin KKDİK kayıt yükümlülüğü değerlendirilirken;
CAS numarası
EC numarası
Yıllık tonaj
Polimer veya monomer durumu
Muafiyet hükümleri
Kullanım amacı
birlikte incelenmelidir.

2026 KKDİK Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
2026 yılında yayımlanan Bakanlık duyuruları doğrultusunda, firmaların KKDİK kayıt stratejilerini erkenden oluşturması büyük önem taşımaktadır.
Özellikle;
CAS ve EC numaralarının doğrulanması
SDS / GBF bilgilerinin incelenmesi
Yıllık tonaj hesaplaması
Geçici bireysel kayıt planlaması
Tam kayıt hazırlıkları
erken aşamada tamamlanmalıdır.

KKDİK ile REACH Arasındaki Fark Nedir?
KKDİK ve REACH benzer prensiplere sahip olsa da farklı mevzuatlardır.
Bir ürünün REACH kaydına sahip olması, otomatik olarak KKDİK yükümlülüklerinin yerine getirildiği anlamına gelmez.

KKDİK Süreci Nasıl Başlar?
İlk değerlendirme için aşağıdaki bilgiler gereklidir:
Ürün listesi
Güncel SDS / GBF
CAS numarası
EC numarası
Yıllık tonaj
İthalatçı veya üretici bilgisi
Tedarik zinciri yapısı
Bu bilgiler doğrultusunda firmanız için en uygun KKDİK kayıt stratejisi belirlenir.

Neden ONAY Mühendislik?
Kimyasal mevzuat danışmanlığı, yalnızca kayıt işlemlerinden ibaret değildir.
ONAY Mühendislik, KKDİK, EU REACH, UFI-PCN, GBF, MBDF Yönetimi, Only Representative (OR) ve SEA Yönetmeliği alanlarında 17 yılı aşkın deneyimiyle işletmelerin yasal yükümlülüklerini güvenle yönetmektedir.
Mevzuat projelerinde en pahalı kalem belirsizliktir.

Maddemi Piyasaya Arz Etmeyip Kendi İmalatımda Kullanacaksam Sınıflandırma Yapmalı mıyım?

Evet, yapmalısınız. Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) kapsamında, Madde 2 ve Ek-8‘de belirtilen koşulları sağlayan maddeler, piyasaya arz edilmeseler bile sınıflandırılmak zorundadır. Bu düzenleme, işletme içindeki kimyasal maddelerin güvenli kullanımını ve iş sağlığına uygunluğunu sağlamak amacıyla getirilmiştir

Hayır, yapmanıza gerek yok. Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) Madde 41‘e göre, sadece piyasaya arz edilen ve zararlı olarak sınıflandırılan maddelerin sınıflandırma ve etiketleme bildirimi yapılmalıdır. Üretilen maddenin miktarı fark etmeksizin, bu bildirim zorunluluğu yalnızca piyasaya arz edilen zararlı maddeler için geçerlidir.

Kendi İmalatım İçin Madde Üretiyorum ve Piyasaya Arz Etmiyorum, Bu Maddenin Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimini Yapmalı mıyım?

Yılda 1 Kg Ürettiğim ve Piyasaya Arz Ettiğim Zararlı Maddenin Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimini Yapmalı mıyım?

Evet, yapmalısınız. Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) Madde 41‘e göre, madde miktarına bakılmaksızın, piyasaya arz edilen zararlı maddelerin sınıflandırma ve etiketleme bildirimi yapılması zorunludur. Zararlı olarak sınıflandırılan her madde için bu yükümlülük geçerlidir.

Hayır, yapmak zorunda değilsiniz. Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) Madde 41‘e göre, salınım yapmayan ve eşya içinde piyasaya arz edilen maddeler için sınıflandırma ve etiketleme bildirimi yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durum, yalnızca salınım yapmayan kanserojen maddeler için geçerlidir.

Salınım Yapmayan Yılda 1 Ton veya Üzerinde Kanserojen Bir Maddeyi Eşya İçinde Piyasaya Arz Ediyorum, Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimi Yapmak Zorunda mıyım?

Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimi Yaparken Karışım Üretimi veya İthalatında Bileşenler Nasıl Bildirilir?

Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimi (SEA Bildirimi), madde bazında yapılmalıdır. Bu nedenle, bir karışım söz konusu olduğunda, karışımın içeriğindeki zararlı maddelerin her biri ayrı ele alınmalı ve sınıflandırma ile etiketleme bildirimi bu maddeler bazında yapılmalıdır. Karışımın tamamı yerine bileşenlere odaklanarak, her zararlı madde için SE bildirimi gerçekleştirilmelidir.

Evet, 1 Haziran 2014 itibariyle sadece zararlı olarak sınıflandırılan maddelerin bildirimi yapılmaktadır. Zararlı olarak sınıflandırılmayan maddeler, Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) kapsamında bildirime tabi değildir. Bu düzenleme, yalnızca tehlike arz eden maddelerin kontrol altına alınmasını hedeflemektedir.

1 Haziran 2014 Tarihi İtibariyle Sadece Zararlı Maddelerin Bildirimi Mi Yapılıyor?

1 Haziran 2014 Tarihi Öncesinde Üretilen veya İthal Edilen Maddeler Bildirime Tabi Mi?

Evet, 1 Haziran 2014 tarihi öncesinde üretilen veya ithal edilen maddeler, bu tarihten sonra da üretimi veya ithalatı devam ediyorsa, bildirime tabidir. Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) gereği, bu tür maddeler için sınıflandırma ve etiketleme bildirimi yapılması zorunludur.

Evet, polimerler Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) kapsamındadır. Bu nedenle, polimerlerin sınıflandırma, etiketleme ve ambalajlama süreçleri mevzuata uygun şekilde yönetilmelidir.

Polimerler, SEA Yönetmeliği Kapsamında mı?

Güvenlik Bilgi Formları Hangi Yönetmeliğe Göre Hazırlanacak?

Güvenlik Bilgi Formları (GBF), 26/12/2008 tarihli ve 27092 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Maddeler ve Müstahzarlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formlarının Hazırlanması ve Dağıtılması Hakkında Yönetmelik kapsamında hazırlanmalıdır.
Ayrıca, mevcut yönetmeliğin, 11/12/2013 tarihinde yayımlanan Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) ile uyumlu hale getirilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. GBF’ler, kimyasal maddelerin güvenli kullanımını sağlamak için yasal gerekliliklere uygun olarak düzenlenmelidir.

Hayır, zararlı maddelerin Kimyasal Kayıt Sistemi (KKS) üzerinden yapılan sınıflandırma ve etiketleme bildirimi ücrete tabi değildir. Bu süreç, Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) gereği ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir.

Zararlı Maddelerin KKS Üzerinden Yapılan Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimleri Ücrete Tabi mi?

Zararlı Maddelerin ve Karışımların Etiketleri Türkçe Olmak Zorunda mı?

Evet, Türkiye’de imal edilen veya ithal edilen zararlı madde ve karışımların etiketleri Türkçe olarak hazırlanmak zorundadır. Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) gereğince, etiketlerin Türkçe olması yasal bir zorunluluktur.
Ayrıca, tedarikçiler, Türkçe etikette belirtilen detayların birebir aynı olması koşuluyla, etikette Türkçenin yanında başka diller de kullanabilir. Bu düzenleme, ürünlerin güvenli kullanımı ve yasal uyumun sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir.

Yurtdışında yerleşik firmaların, Türkiye’ye ürün göndermeleri durumunda sınıflandırma ve etiketleme bildirimi yükümlülüğü, ithalatçılara aittir. Ancak, ticari sırların korunması amacıyla bu yükümlülük, yurtdışında yerleşik gerçek veya tüzel kişiler tarafından, bir sözleşme ile belirlenmiş Türkiye’de yerleşik temsilciler aracılığıyla da yerine getirilebilir.
Bu düzenleme, Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) kapsamında, hem ticari sırların korunmasını hem de yasal uyumun sağlanmasını amaçlamaktadır.

Yurtdışında Yerleşik, Türkiye’ye Ürün Gönderen Bir Firma Bildirim İçin Nasıl Bir Yol İzlemeli?

Biyosidal Aktif Madde İçeren ve Biyosidal Ürün Yönetmeliği Kapsamında Olmayan Bir Karışımın Etiketinde Aktif Madde Adı ve Miktarı Belirtilmeli Mi?

Evet, belirtilmelidir. Bir karışımın akut toksisite, deri aşınması veya ciddi göz hasarı, eşey hücre mutajenitesi, kanserojen, üreme sistemine toksik, solunum veya deri hassasiyeti, belirli hedef organ toksisitesi veya solunum için zararlı olarak sınıflandırılmasında katkıda bulunan maddelerin kimlikleri etiket üzerinde yer almalıdır.
Bu bağlamda, karışımın zararlı olarak sınıflandırılmasında etkili olan ve insan sağlığına yönelik önemli zararlara neden olan maddelerden en fazla dört maddenin kimyasal adı etikette belirtilmelidir. Gerekirse bu sayı artırılabilir. Ayrıca, bu maddelerin miktarının da etikette açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Bu düzenleme, Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) kapsamında, kimyasal güvenliğin sağlanması amacıyla getirilmiştir.

Kimyasal Değerlendirme Uzmanı (KDU) eğitimleri, yetkilendirilmiş eğitim kuruluşları tarafından düzenlenmekte olup, eğitimlerin yapılacağı şehirler bu kuruluşlar tarafından belirlenmektedir. Sınavlar ise, belgelendirme kuruluşlarının belirlediği şehirlerde gerçekleştirilecektir.
Eğitim ve sınavların yerleri, eğitim veya belgelendirme kuruluşlarının planlamalarına göre farklılık gösterebilir. Bu süreç, Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması (KKDİK) Yönetmeliği kapsamında belirlenen kurallara uygun şekilde yürütülmektedir.

Kimyasal Değerlendirme Uzmanı Eğitimleri ve Sınavları Hangi Şehirlerde Yapılacak?

Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimi Ne Zaman Yapılmalıdır?

1 Haziran 2015 tarihinden itibaren, piyasaya arz edilen maddeler ve karışımların zararlı olarak sınıflandırılmasına neden olan maddeler için, piyasaya arz edildikleri tarihten itibaren 1 ay içinde sınıflandırma ve etiketleme bildirimi yapılması zorunludur.
Ancak, 1 Haziran 2015 tarihinden önce piyasaya arz edilen maddeler için, Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği) hükümlerine uygun olarak, 1 Haziran 2014 ile 1 Haziran 2015 tarihleri arasında bildirim yapılması gerekmektedir.
Bu düzenleme, kimyasal maddelerin sınıflandırılması ve etiketlenmesiyle ilgili yasal uyumun sağlanmasını hedefler.

Kayıt dosyaları, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulabilir. Bu tarih, Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması (KKDİK) Yönetmeliği kapsamında belirlenmiştir.
İlgili dosyaların zamanında ve eksiksiz olarak hazırlanması, yasal gerekliliklere uyum sağlamak ve süreçlerin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem taşır.

İlk Kayıt Dosyasını En Erken Hangi Tarihte Verebilirsiniz?

Kimyasal Değerlendirme Uzmanı (KDU) Olarak Kendi Firmamın Kimyasalını Gizli Kaydetmek İçin Nasıl Bir Yol İzlerim?

Eğer bir maddenin kaydının, firma adı görünmeden Kimyasal Kayıt Sistemi (KKS) üzerinden yapılması isteniyorsa, bu işlem için bir üçüncü taraf temsilci atanmalıdır. Firma, belirlediği üçüncü taraf temsilci aracılığıyla kayıtlarını gerçekleştirebilir.
Bu yöntem, ticari sırların korunması ve hassas bilgilerin gizliliğinin sağlanması amacıyla KKDİK (Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Yönetmeliği) kapsamında sunulan bir seçenektir. Böylece firma, yasal gereklilikleri yerine getirirken bilgilerini gizli tutabilir.

TEKNİK DESTEK

Bu konuda şirketinize özel
bir yol haritası hazırlayalım.

Uzmanla görüşün